ABD’nin Küba Üzerindeki Hedefleri
Amerika Birleşik Devletleri, Trump yönetimi altında, Küba’da mevcut komünist hükümetin yıl sonuna kadar devrilmesini hedefleyen bir strateji geliştirmektedir. Wall Street Journal (WSJ) tarafından bildirildiğine göre, bu plan, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun devrilmesiyle başlayan süreçte, Küba’da anlaşmaya yanaşabilecek kilit isimlerle temas kurmak üzerine odaklanmaktadır.
Trump yönetimi, Küba ekonomisinin çöküşün eşiğinde olduğuna ve Maduro’nun iktidardan uzaklaştırılmasının ardından Küba’nın daha kırılgan bir duruma geldiğine inanmaktadır. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden Küba’ya yönelik sert açıklamalar yaparak, “Anlaşmaya varmalarını şiddetle tavsiye ederim. ÇOK GEÇ OLMADAN” şeklinde uyarılarda bulunmuştur.
Venezuela ve Küba Üzerindeki Etkiler
Trump yönetimi, Miami ve Washington’da Kübalı sürgünler ve çeşitli kuruluşlarla görüşmeler yaparak, Küba yönetimi içinde bir anlaşmaya yanaşabilecek kişileri belirlemeye çalışmaktadır. ABD’li yetkililer, mevcut yönetimin içinden birinin bu süreci kabul ederek değişim sürecinin kapılarını aralayabileceğini belirtmektedir.
3 Ocak’ta gerçekleştirilen ve Maduro’nun kaçırılmasıyla sonuçlanan operasyon, Venezuela liderinin yakın çevresinden bir kişinin yardımıyla başarıya ulaşmıştır. ABD’nin askeri müdahalesi sırasında, Maduro’nun güvenlik ekibinde yer alan 32 Kübalı asker ve istihbarat görevlisinin hayatını kaybettiği iddia edilmiştir.
Küba’nın Ekonomik Zorlukları ve Gelecek Perspektifleri
ABD’nin Küba’ya doğrudan askeri güç kullanma tehdidinde bulunmadığı, ancak Maduro operasyonunun dolaylı bir uyarı olarak algılanması gerektiği ifade edilmiştir. Küba ekonomisi, temel ürün ve ilaç sıkıntıları, sık elektrik kesintileri ve yakıt krizi nedeniyle zor günler geçirmektedir. Washington, Venezuela petrolüne bağımlı olan Küba’nın bu hattı keserek zayıflamasını hedeflemektedir.
Küba yönetimi ise bu senaryoları reddetmekte ve hâlâ Raul Castro’nun fiili güç merkezi olduğu bir sistemde, Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel hükümetin günlük işlerini yürütmektedir. Diaz-Canel, “Boyun eğme ya da teslim olma ihtimali yoktur; zorlayıcı veya korkutucu baskıya dayanan hiçbir anlaşma söz konusu olamaz” diyerek direnç göstermeye devam etmektedir.
Batı Yarımküreyi Yeniden Şekillendirme Stratejisi
Trump ve yönetimi, Küba’daki komünist yönetimin devrilmesini, ABD’nin batı yarımküre stratejisinin en kritik testi olarak görmektedir. Venezuela’da sağlanan işbirliğini bir başarı olarak değerlendiren Trump, Küba üzerinde de benzer bir baskı kurmayı hedeflemektedir. Dışişleri Bakanı Marco Rubio için de Küba’da rejim değişikliği uzun süredir önemli bir hedef teşkil etmektedir.
Küba’nın ulusal savunma günü düzenleyerek halk savaşı tatbikatları yaptığı, bu süreçte enerji krizlerinin halkı sessiz protestolara yönlendirdiği belirtilmiştir. Küba halkı, geceleri pencerelerden tencere tava çalarak sessiz protestolarıyla tepkilerini göstermektedir.

