İstanbul Büyükşehir Belediyesi kapsamında faaliyet gösteren Eyüpsultan İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi’nde (ÇEM) ortaya atılan şiddet iddialarıyla ilgili başlatılan soruşturma kamuoyunda geniş yankı bulmaya devam ediyor. CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Gölge Bakanı Aylin Nazlıaka, konuyla ilgili olarak Cumhuriyet gazetesine açıklamalarda bulundu. Yapılan açıklamaya göre, iddialar basına yansımadan önce belediye yetkilileri tarafından hem ilk inceleme hem teftiş hem de adli süreçler başlatıldı ve ilgili personelin soruşturmanın selameti açısından görevden uzaklaştırıldığı belirtildi. Nazlıaka, ‘Kamera kayıtları incelendiğinde tüm süreç netlik kazandı’ dedi.
Görüntülerde, bir annenin ‘Arkadaşı itmiş, saklamış’ ifadelerinin açıkça duyulduğunu belirten Nazlıaka, bu durumun hamile bir öğretmenin doğal tepkisi ve çocuğun en iyi menfaatini gözeten bir kurum refleksi ile şeffaflıkla hareket eden bir belediye yaklaşımını yansıttığını söyledi. Bu yüzden kamuoyu, manipülasyonlardan ziyade gerçekler üzerinden tartışmaya başladı.
ÇEM Üzerine Yöneltilen Suçlamalar ve Resmi Tepkiler
Nazlıaka, meselenin önceden İçişleri Bakanlığı tarafından incelendiğini ve Mülkiye müfettişleri tarafından yürütülen detaylı soruşturmanın ardından haklı gerekçelerle soruşturma izni verilmediğini belirtti. Ancak buna rağmen, aynı bakanlığın bu modeli ‘devlete alternatif’ olarak hedef almasının, hukuki tutarlılıktan ziyade siyasi çaresizlikleri ortaya koyduğunu ifade etti. Nazlıaka ayrıca, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kendi sorumluluk alanındaki birçok ciddi vakada aynı hızlı tepkiyi göstermediğine de dikkat çekti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na Yönelik Eleştiriler
Nazlıaka, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çocuk iş cinayetlerinin yaşandığı MESEM’den, çocukların istismar edildiği Sevgi Evleri’ne kadar birçok vakada yeterli hassasiyeti göstermediğini belirtti. Ayrıca, Ensar Vakfı skandalı ve kırık beşikte sıkışarak hayatını kaybeden Arda bebek gibi olaylarda da hızlı refleks göstermediğini ifade etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’tan bu konulara yönelik de aynı hızlı ve hassas yaklaşımı beklediklerini açıkladı.
Belediyelerin Sosyal Hizmet Kapasitesine Yönelik Savunma
Nazlıaka, çocukların en iyi yararının hiçbir zaman siyasi bir ajandanın malzemesi edilemeyeceğini belirterek, belediyelerin sosyal hizmet kapasitesine yönelik komplolara, karalama kampanyalarına ve hukuki mühendisliklere boyun eğmeyeceklerini vurguladı. Bu açıklamalar, belediyelerin sosyal hizmet alanındaki çalışmalarını ve yaklaşımını savunma amacı taşıyor.

