Erbil, Şam ve SDG arasında gerçekleşecek olan önemli müzakerelere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bu görüşmeler, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) tarafından organize edilecek ve 18 Ocak’ta imzalanan anlaşmanın ardından yeniden müzakere masasına dönülmesi hedefleniyor. SDG tarafından Al Arabiya‘ya yapılan açıklamada, bu toplantıların Erbil’de gerçekleştirileceği belirtildi.
Erbil’de Kritik Toplantılar
SDG Komutanı Mazlum Abdi’nin son Şam ziyaretinde, 18 Ocak mutabakatı sonrası Şam’ın belirlediği şartları kabul etmemesi üzerine görüşmelerin yeniden başlatılması gündeme geldi. Bu kapsamlı toplantılar, Kürt lider Mesud Barzani’nin doğrudan himayesinde gerçekleşecek. Barzani, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri ve IKBY’nin eski başkanı olarak toplantılara yön verecek.
Katılımcılar ve Gündem Maddeleri
Toplantılara, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack da katılacak. Görüşmelerin gündeminde 18 Ocak anlaşması ve Suriye Cumhurbaşkanlığı’nın açıkladığı son mutabakat yer alacak. Şam yönetiminin Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ve SDG’den Mazlum Abdi’nin yanı sıra, Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) komutanı Rohlat Afrin de toplantılarda yer alacak.
Öte yandan, Şam yönetiminin en üst düzey temsilcisi Ahmed el Şara‘nın katılımına ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı. Ancak, daha önce Barzani ve Şara arasında gerçekleşen telefon görüşmeleri, toplantıların ne kadar önemli olduğunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Görüşmelerin Geleceği
Bu müzakereler, Suriye’de devam eden çatışmaların sona erdirilmesi için kritik bir öneme sahip. Barzani, askeri çözümlerden kaçınılması gerektiğini vurgularken, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesinin altını çizdi. Şam yönetimi ise, SDG’ye güçlerini Suriye ordusuna entegre etmeye yönelik bir plan hazırlamaları için dört gün süre tanıdı. Anlaşma sağlanması halinde, Suriye güçlerinin Haseke ve Kamışlı kent merkezlerine girmeyeceği, bu bölgelerde barışçıl bir entegrasyon sürecinin başlatılacağı belirtildi.
Anlaşmanın başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için, Suriye askeri güçlerinin Kürt köylerine girmeyeceği ve bu köylerde yerel halktan oluşturulacak güvenlik güçleri dışında silahlı bir varlık bulunmayacağı konusunda mutabakata varıldı. Bu gelişmeler, bölgedeki barış çabalarına önemli bir katkı sunabilir.

