Suriye’nin eski liderlerinden ve Beşar Esad’ın amcası olan Rıfat Esad, 88 yaşında hayatını kaybetti. Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşamını yitirdiği bildirilen Rıfat Esad, özellikle 1982’deki Hama ayaklanmasının bastırılmasındaki rolüyle tanınıyordu. Eleştirmenler tarafından “Hama Kasabı” olarak anılan Esad, Suriye’nin yakın tarihindeki önemli figürlerden biriydi.
Rıfat Esad’ın Siyasi Geçmişi
Rıfat Esad, Suriye’nin siyasi tarihinde etkili bir rol oynamış, 1970’te Hafız Esad’ın gerçekleştirdiği darbenin önemli isimlerinden biri olmuştu. Darbenin ardından hızla güç kazanan Esad, rejimin otoriter yapısında belirgin bir figür haline geldi. Özellikle Hama’da Müslüman Kardeşler’in başlattığı isyanı bastırma operasyonunda komuta ettiği birliklerle tanınıyordu. Bu olayda ölenlerin sayısına ilişkin farklı kaynaklar farklı rakamlar bildiriyor olsa da, Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) tarafından verilen rakamlar, 30 bin ila 40 bin sivil arasında değişiyor.
Güç Mücadelesi ve Sürgün Yılları
Hafız Esad’ın 1983’te hastalanmasının ardından, Rıfat Esad yönetimde değişim taleplerinde bulundu ve bu durum iki kardeş arasında bir güç mücadelesine dönüştü. 1984 yılında, Rıfat Esad’ın güçlerinin Şam’daki stratejik noktaları ele geçirme girişimi, Hafız Esad tarafından engellendi ve bu olay sonrasında Rıfat Esad sürgüne gönderildi. Avrupa’da geçirdiği sürgün yıllarında, özellikle Fransa’da karşılaştığı yolsuzluk suçlamalarıyla gündeme geldi. 2020 yılında Fransa’da yöneltilen suçlamalar sonucunda, milyonlarca avroluk gayrimenkullerine el konuldu ve dört yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Beşar Esad’a Karşı Tutumu ve Son Yılları
Hafız Esad’ın ölümünün ardından Beşar Esad’ın iktidara gelmesine karşı çıkan Rıfat Esad, kendisini “meşru halef” ilan etse de bu çıkış etkili olmadı. 2011’de Suriye’de başlayan isyan esnasında, Beşar Esad’a görevden çekilme çağrısı yapmasına rağmen, ayaklanmayı sadece Beşar Esad’ın hatalarına bağlamadı. 2021’de Fransa’daki hapis cezasından kaçmak için Suriye’ye döndüğü belirtilen Rıfat Esad, ülkede siyasi bir rol üstlenmedi. Mart 2024’te ise İsviçre Başsavcılığı, Hama’daki eylemleri nedeniyle kendisini savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında yargılamayı planladığını duyurmuştu.

