İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik açılan soruşturma çerçevesinde tutuklanan Necati Özkan, Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi’nden bir mektup kaleme aldı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kampanya direktörü ve danışmanı olarak görev yapan Özkan, mektubunda iddialara karşı kendi savunmasını sunarak olayları aydınlatmaya çalışıyor.
Soruşturmanın Arka Planı
Necati Özkan, Aralık ayı sonunda gönderdiği ilk mektubunda, İBB’ye yönelik operasyonlarda nasıl hedef seçildiğini ve hangi temelsiz suçlamalarla tutuklandığını detaylandırmıştı. Son yazısında ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin suç ve suçlu yaratma amacı taşıdığını öne sürüyor. Özkan, kendisine yöneltilen suçlamaların fiillere değil, şahıs odaklı olduğunu savunarak, hukuki süreçteki adaletsizlikleri örneklerle açıklıyor.
İddianamedeki Suçlamalar
Özkan, mektubunda İBB’nin mobil uygulaması ‘İstanbul Senin’ hakkında yapılan suçlamaların detaylarına değiniyor. Kişisel verilerin izinsiz kullanıldığı iddiasıyla suçlanmasına rağmen, soruşturma sürecinde kendisine herhangi bir soru yöneltilmediğini belirtiyor. Uygulamanın teknik detaylarına dair bilgisi olmadığını, sadece 2019 yılında bir reklam filmi çektiğini ifade ediyor. Bu film, daha sonra ‘İstanbul Senin’ uygulamasına ilham kaynağı olmuş.
Hukuki Süreç ve Adalet Arayışı
Özkan, iddianamede adaletin sağlanmadığını ve tarafsız bir yaklaşım sergilenmediğini ileri sürüyor. İddiaların kanıta dayalı olmadığını, dolayısıyla suçlamaların mesnetsiz olduğunu iddia ediyor. Özkan’a göre, iddianame hukukun temel prensiplerini göz ardı ederek hazırlanmış bir metindir ve kendisi ile birlikte diğer sanıkların da haksız yere yargılandıklarını belirtiyor. Hukukun üstünlüğü ve vatandaş hakları konularında duyduğu endişeleri dile getirerek, bu tür haksızlıkların tüm topluma zarar vereceğini savunuyor.

